Türkiye'nin en iyi Emlak Blogu!

KİRALAR ARTTIKÇA HANELER BİRLEŞİYOR 2022

KİRALAR ARTTIKÇA HANELER BİRLEŞİYOR

0 12

KİRALAR ARTTIKÇA HANELER BİRLEŞİYOR

 

Pandemi ardından süratle çoğalan konut ve kira fiyatları, ekonomideki belirsizlik, işsizlik ve çalışan yoksulluğu gibi etkenler gençleri anne-babaları ile birlikte uzun seneler yadıma zorluyor. Gençlerin evden ayrılma veya yeni bir aile kurma hayallerini gelecek senelere ertelediğini bildiren Prof. Dr. Barış Erdoğan, kiraların yükselmesi ve ekonomik unsurlardan ötürü hanelerin birleştiğini ifade etti.

 

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Barış Erdoğan, hayat şartlarının zorlaşması sebebiyle ailelerinin yanına dönmek halinde kalan gençlerin yaşayabileceği fiziksel ve psikolojik problemler ile ilgili mühim değerlendirmelerde bulundu.

 

Gençlerin hayalleri erteleniyor

Pandemi ardından süratle çoğalan ev ve kira fiyatlarının, ekonomideki belirsizliğin, işsizliğin ve çalışan yoksulluğu gibi fazlası etkenin gençleri anne-babalarıyla birlikte uzun seneler yardıma zorladığını altını çizen Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Böyle olunca gençlerin evden ayrılma veya yeni bir aile kurma hayalleri gelecek senelere erteleniyor. Evden ayrılanlar ise yine yuvaya dönüyorlar. Esasında bu yeni bir problem değil. Genç erişkinler pandemiden evvelce de ekonomik unsurlardan ötürü ailelerinden ayrı hayat sürdürmekte veya yeni bir yuva kurmada mühim problemler yaşıyordu. Zira emlak fiyatları ve hayat maliyetleri gelirlerden daha süratli artıyor.” şeklinde konuştu.

 

Kiralar arttıkça haneler birleşiyor

Prof. Dr. Barış Erdoğan, üniversite diplomasının gitgide iş garantisi olmaktan çıkmış halde bulunduğuna da ilgi çekti ve sözlerine şu şekilde devam etti:

 

“Tespit edilen işler de fazlası vakit elastik çalışma saatleri, proje bazlı iş adı altında emniyetsizlik veya çalışan yoksulluğu sunuyor. Ülkemizde genç işsizliği başka yaş kategorilerine göre çok daha yüksekken, Türkiye OECD ülkeleri arasında en çok asgari ücretle çalışan işçi seviyesine sahip. Kiralar son devrede asgari ücret sınırının üzerinde. Türkiye bu problemleri fazlası ülkeye göre daha ağır bir biçimde hayat sürdürmekle birlikte, bu konu yalnızca Türkiye’ye özgü de değil.

 

Mesela İngiltere’de emlak fiyatları 1997 senesinden 2021’e kadar yüzde 173’ün üzerinde artarken, 25-35 yaşındakilerin reel gelirleri yalnızca yüzde 19 arttı. İstatistikler Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’daki gençlerin her geride bıraktığımız sene daha çok miktarda aile yanı sıra kalmaya başladığını veya aile evine göç ettiğini göstermekte. 2018 senesinde ABD’de oluşturulan bir çalışma, ilk defa 160 sene sonra bu ülkede ortalama hane halkı adedinin artığını bize işaret ediyor.”

Gençlerde intihar fikri artabilir

Ekonomik unsurlardan ötürü aile evine dönüşün gençler üzerinde psikolojik ve fizyolojik problemler da yaratacağını bildiren Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Daha evvelce tüketebildiği ürün ve hizmetlere ulaşmak, tadına varılan özgürlüğü ve mahrem hayatı yine en azından belirsiz bir müddet daha yaşayamamak erişkin gençlerde başta yoksunluk, öz itimat kaybı, sosyal temaslarda niteliksel zayıflama, depresyon gibi problemlerin yaşanmasına yol açacaktır. Bu da yanı sıra intihar kanaati, intihar girişimi veya intiharlarda artışa yol açacaktır.” dedi.

 

 

Gençlerin geleceğini kurtarmak olası

 

Yoksulluk sebebiyle daha kötü beslenen, daha sağlıksız konutlara taşınmak mecburiyetinde kalan gençlerde diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar gibi bir dizi sıhhat bozukluğun meydana çıkma olasılığının de güçlendiğine ilgi çeken Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Bu kitlesel sıhhat problemlerinin tedavisi kişisel önlemlerle sağlanamaz. Fakat tesir sosyal ve ekonomik siyasetler ile bu problemlerin üstesinden gelebilir, geleceğimiz diye tanımladığımız gençlerin hem bugününü hem geleceğini kurtarabiliriz.” şeklinde konuştu.

Aile evinde kalabilmek isteyenlerde artış var

Prof. Dr. Barış Erdoğan, aile yuvasından kopamamanın bilhassa 1960’larda özgür gençlik hareketinin başladığı Batı aleminde 2000’li tarih boyunca konuşulan, tartışılan ve hem de sinema filmlerine konu olmuş bir konu bulunduğunu ifade etti ve sözlerini şu şekilde tamamladı:

 

“2001’de vizyona giren Fransız yapımı ‘Tanguy’ isimli filmde 28 yaşını doldurmuş, çok iyi bir eğitim görmüş, üniversitede ders veren ancak doğduğu evi terk etmemekte direnen Tanguy isimli bir gencin öyküsü anlatılıyordu. Bu filmin öyküsü akademik literatüre ‘Tanguy belirtisi’ olarak geçti. Gençler ekonomik imkânsızlıklar kadar konfor alanlarını da terk etmek istemediklerinden aileleriyle birlikte kalabilmek istiyorlar.

 

Bugün Fransa’da aile evinde hayat sürdüren 5 milyon genç erişkinin yüzde 20’si aile bölgesini sevdiklerinden veya bu konforu terk etmek istemediklerinden aileleriyle birlikte hayatı tercih ettiklerini söylüyorlar. Zira refaha ve konfora alıştırılan kuşak her vakit çocuklarını denetim eden, en küçük bir zorluk karşısında yardım etmeye koşan, onlara ev işlerinde yeteri kadar mesuliyet vermeyen ‘helikopter anne-babalar’ doğrulusunda yetiştirildi.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.